
Serdar KORDU
İşte tanıksınız arkadaşlar kaç gündür bloğumuza yazı dahi giremedim.
Kampanya olanca hızıyla devam ediyor ki, vakit azaldıkça son bir gayretle yüklenmek başarıyı sağlama alacak. Kaç yere bildiri dağıttık, anlatacak kaç eylem var artık aktarmak zorlaştı. Birbiri ardına gelen ve birbiri içine giren kampanya çalışmalarından birikmiş anlatacak o kadar çok şey var ama oturup yazacak vakit ne gezer.
Ben de kısa yoldan bir kaç fotoğrafla "sen sus çektiklerin konuşsun" hesabı bir çözüm buldum. Merak etmeyin elimdeki fotoğrafları yeri geldikçe paylaşacağım ve kampanyadan anekdotları yazmaya çalışacağım.



14 Temmuz'da Şişli Maçka Park'ında 1000 aşkın kişinin katılımıyla gerçekleştirilen şenliğe Halil Ergün, Mehhet Ali Alabora, Harun Tekin, Lale Mansur, Pelin Batu, Turgut Tarhanlı da destek verdi. Erdal Bayrakoğlu, Yaşart Kurt, Keops ve Yaşar Kurt'un sahne aldığı şenlikte temsili meclis kürsüsü oluşturuldu ve baskın Oran konuşmasını meclisten yaptı. Şenlil halaylarla, sloganlarla sona erdi...


15 Temmuz günü teknelerle yapılan Boğaz turunun keyfine diyecek yoktu. Sahil boyunca alkışlarla turunu atan dört tekne içindekiler Ortaköye'e geldiğinde kıyıda birleşerek Baskın Oran'la beraber yürüyüşle Ortaköy pazarını ziyaret etti. Bildiriler dağıtıldı, sloganlarla halk selamlandı, kafelerden gelen destek alkışları eşliğinde esnafla sohbet edildi. (Teknede gaza gelip saatlerce güneş altında bayrak sallayan ve sloganlar atan gönüllülerden bazıları ertesi gün hala kendilerini toparlayamamıştı.)


16 Temmuz günü Koca Mustafa Paşa'da toplanan Baskın Oran Gönüllüleri, Bakın Oran ve destek için gelen Halil Ergün ile beraber coşkulu bir yürüyüşle Samatya'daki seçim bürosunu ziyaret etti. Çevre halkının yoğun katılımı ile kalabalıklaşan gurup seçim bürosundan alkışlarla yürüyüşe devam etti. Baskın Oran yol üzerindeki Ermeni Kilisesi'ne kısa bir ziyaret gerçekleştirdiği sırada atılan Yaşasın halkların kardeşliği sloganı dayanışmanın en güzel anlarındandı. Koca Mustafa Paşa tren istasyonuna kadar sloganlar, flamalarla yürüyüşe devam eden gurup burada bölgeden Atilla adlı bir gönüllünün, ardından Halil Ergün'ün ve son olarak da Baskın Oran'ın yaptığı konuşmalardan sonra dağıldı. Yürüyüş yorgunluğunu ve neşesini muhabbetlerine konu eden gurupçuklar yayıldılar sahil kahvelerinin etrafına...
Bakın işte başlığa dair yazacaklarım vardı ama kampanya çalışmasına gitmem gerek. Baskın hocanın girmesi bizim girmemiz demek diyoz ya kelimenin gerçek manasında bu böyle olacak diyecektim. Mecliste çay içeceğiz... Ha bir de bu gerici meclise hocayı yem etmeyiz yani, Hoca meclise girecek ya, biz de orda olacağız ya, hani bir ardebe olacak muhtemelen ya kimi kereler, meclisin etrafında gönüllü gerek diyecektim, satır başlıkları oldu bunlar. Pek yakında, ayrıntıyla...
|
2007-07-20 12:39:02 - Şu açık arama zihniyeti