BAĞIMSIZ SOL SES'LE YOLA DEVAM
24/10/2007
-
Medya, kan ve barış!
Bir kaç gündür okuduğum her gazete, internetteki türlü site, televizyonlar tam bir kan deryası. Ölen askerler üzerinden gerçekleştirilmeye çalışılan militarist politikalar mide bulandırıyor. Savaş çığırtkanlığı, kan siyaseti, ırkçı-milliyetçi saldırganlık almış başını gidiyor. Aklı başında, vicdan sahibi bir kaç köşe yazarının dışında barıştan ve kardeşlikten sözeden kalmamış neredeyse. İdam cezasını yeniden gündeme getirilmesini isteyenden, komşu bir ülkeye saldırmaktan, hainleri cezalandırmaktan geçilmeyen sayfalar, düşman dediklerinin de kendi ülke vatandaşı olduğunu göremeyecek kadar körleşmiş.
Şiddeti üreten ortamı sorgulamak yerine vatan-millet-sakarya yavan milliyetçiliği üzerine şekillendirilmiş hamasi söylemler bu ülkenin gençlerinin ölmesine engel olamıyor, aksine şiddete hizmet ediyor. Bilmem kaç yıllıl resmi söylemlerinin çökmüş olduğunu ve yeni bir perspektifle barışın tesis edilmesini söyleyenler pkklı ilan ediveriliyor şıppadanak.

Gazete resimleri üç hilalli, kurt başı yapan göstericilerle dolu. Kızlar, öğrenciler askere alınmak için başvuru yapmış, o sırada okulda olması gereken öğrenciler toplanmış gösteriye taşınmış belli ki. Bursa'da Kürt vatandaşlara ait bir dükkan yağmalanmış, tıpkı 6-7 eylül olayları manzaraları. Irkçı-milliyetçiler kendileri için elzem olan bu acı atmosferi ranta dönüştürme peşinde. Ertuğrul Özkök F-16'ları göreve çağırıyor köşesinde.
Tüm bu histerik ortam içinde ölen gençlere üzülen, ama gerçekten insan hayatına değer verenlerin can sıkıntısının "barış hemen şimdi" diyerek bir programa bürünmesi, harekete dönüşmesi, eyleme geçmesi gerekiyor. Ankara'da düzenlenecek olan "Demeokratik Bir Türkiye için" gösterisi buna iyi bir olanak diye düşünüyorum. KESK ve TTB'nin organize ettiği eylem 3 Kasım'da. Tüm ilerici-demokrat ve barışsever güçlerin katılacağı eylemde gerçek bir barış ve kardeşlik tavrı ortaya koymak gerekiyor. Gericiliği, milliyetçi saldırganlığı püskürtmenin yolu çeşitli renklerden, milliyetlerden tüm ilerici-sol güçlerin birleşerek savaşa hayır barışa evet demesinden geçiyor. Bu sayede Kürt kardeşlerimizin de savaştan başka bir seçenek olduğunu anlamaları çok daha mümkün olacak diye düşünüyorum...
|
Yorum (
yok
) :: Yorum yaz! :: Bağlantı
|
23/10/2007
-
BARIŞ İSTİYORUZ!

Yükselen savaşçı-ırkçı-milliyetçi dalgaya karşı tüm barışseverler harekete geçmeli... Bu topraklar şiddet sarmalında daha ne kadar kötürümleşecek. Tüm demokrat, vicdanlı ve aklı başında insanlar medyada iğrenç bir şekilde pompalanan savaş kışkırtıcılığına dur demeli, daha fazla insanın ölmemesi için çözüm aramak için çaba sarfetmelidir. Maillerle, basın açıklamalarıyla, smslerle savaş kışkırtıcısı basın protesto edilmeli, barış eylemleri düzanlenmelidir.
Ülkemizi şiddet sarmalına mahkum edip Kürt sorununda inkar çözümsüzlüğünde ısrar eden egemen zihniyet, ölen askerler için kampanyalar düzenleyip timsah gözyaşları döküyor. Ölen tüm gençlere dair gerçek acıyı yüreğinde taşıyan, bu topraklara barışın gelmesi için çaba sarfedenlerdir...
|
Yorum (
yok
) :: Yorum yaz! :: Bağlantı
|
28/9/2007
-
Bağımsız Sol Ses'le Yola Devam!

EDİTÖR
Geçen hafta sonu yapılan toplantılar sonucunda Baskın Oran Kampanysı yeni bir aşamaya doğru evrildi. Nasıl ki Hrant'ın cenazesi bu kampanyanın ana çıkış noktası oldu ise, bu kampanyanın sonucunda oluşturulan Bağımsız Sol Ses birlikteliği de bundan sonraki demokratik çalışmaların bir adım daha yükseltilmesine basamak olacak.
Aşağıda www.baskinoran.net de yayımlanan sonuç bildirisini okuyabilirsiniz.
En geniş sol kesimleri bünyesinde toplayabilme derinliğini sağlayabilecek, ezber bozma perspektifli yeni hamlelerde buluşmak arzusuyla...

Baskın Oran Kampanyası değerlendirme toplantısı 22-23 Eylül tarihlerinde Bilgi Üniversitesi Dolapdere Kampüsünde yapıldı. Kampanya sürecine dair izlenimlerin paylaşıldığı ve geleceğe dönük ilk adımların atıldığı toplantının sonucunda aşağıdaki metin kaleme alındı:
22-23 Eylül Değerlendirme Toplantısı Sonuç Bildirisi
Bağımsız Sol Ses Baskın Oran kampanyasını destekleyenler, 22-23 Eylül 2007’de yaptıkları geniş katılımlı toplantıda, seçim çalışmaları ve sonuçlarını, zengin ve eleştirel bir tartışma eşliğinde değerlendirdiler. Solun evrensel değerleri olan eşitlik, özgürlük, dayanışma ve adalet ilkelerini etkin biçimde Türkiye’de toplumsal alana taşıyacak bir girişime olan ihtiyaç, bu değerlendirmeler sırasında önemle vurgulandı. Bu evrensel değerler ışığında, milliyetçiliğe, ırkçılığa ve her türlü ayrımcılığa karşı, katılımcı bir demokrasi için ve bu amaçla oluşan diğer girişimlerle işbirliği içinde, eşitlikçi ve özgürlükçü bir Türkiye mücadelesinde aktif bir rol alma gereği toplantıya katılanlar tarafından dile getirildi.
Bu çerçevede, başta Türkiye’de demokrasi mücadelesinin önündeki en önemli yakın gündemi oluşturan anayasa değişikliği tartışmalarında aktif rol almak olmak üzere, çevre kirliliği, sosyal ve iktisadi dışlanmalar gibi sorunlara karşı mücadelelere katılmak, solun yerel seçimlere daha güçlü ve daha etkili biçimde katılmasına katkıda bulunmak için, Bağımsız Sol Ses olarak yola devam etme kararı alındı.
Bağımsız Sol Ses Eşgüdümü
|
Yorum (
1
) :: Yorum yaz! :: Bağlantı
|
5/9/2007
-
22-23 EYLÜL'DE BİLGİ ÜNVERSİTE'SİNDE

Serdar Kordu
Baskın Oran kampanyası gönüllüleri, sokakta başlattıkları ve meclise uzanamasada ciddi yankı bulan kampanyalarının ertesinde organize olmaya, muhalefetini yükseltecek çabalara koyulmaya devam ediyor. 4 Eylül günü Makine Mühendisleri Odası'nda yapılan toplantıyla 22-23 eylül günü düzenlenecek olan genel toplantıya dair bir ön görüşme gerçekleştirilmiş oldu.
Genel toplantının teknik hazırlıklarından, gündemlerinin ne olabileceğine dair fikir alışverişlerinin yapıldığı toplantıya yaklaşık 50 kişi katıldı. Üç saat süren toplantının sonucunda 22 Eylül günü akşam beşten sekize kadar seçim kampanyasının değerlendirilmesi, 23 Eylül pazar günü ise bizi biraraya getiren nedenleri, bu birlikteliği hangi araçlarla ve nasıl yürütebileceğimize dair gündemlerle toplanılması eğiliminde birleşildi. Genel toplantının başlangıcında önerilecek yeni gündemlerinde sonradan eklenebileceği belirtildi.
Toplantı sonunda bir sonuç bildirgesinin yayınlanması, son zamanlarda gündemde olan sivil anayasa tartışmaları, Susurluk gibi gündemlere ilişkin kampanyaların örgütlenmesi gibi çalışmalara dair ön oluşumlara gidilebileceği üzerine konuşuldu. Genel toplantıda oluşacak atmosfer ve üzerinde birleşilecek adımlara göre çalışmaların şekilleneceği vurgılandı. Toplantı Örgütleme Koordinasyonu'nun oluşturulmasıyla sonlanan biraraya geliş, 22-23 Eylül'deki genel toplantıya en geniş katılımın sağlanması için seferber olunması çağrısıyla sona erdi.
Şu açık ki, bu biraraya gelişin renkli ve kapsayıcı yapısı devam ettirilebildikçe süreç sol bir yükselişe hizmet edecek. Demokratiklik, eşitlikçilik ve katılımcılık yolunda azami titizlik görterebilen bir hareketin genişlemesi, muhalif kanallarla örtüşmesi ve yeni projelere imza atması hiç de zor değil. Gurupsal kaygılardan, önyargılardan, bizleri dağıtan ve hantallaştıran alışkanlıklardan, ego ve kariyer zaaflarından sıyrılabildikçe gerçek manada toplumcu ve demokratik bir üretime önayak olunacağı kesin; bu potansiyel giderek artıyor.
Şimdi hepimizin büyük bir heyecan ve coşkuyla koyulduğumuz bu yolculuğa aynı irade ve yaratıcılıkla devam ederek yeni bir boyut kazandırmamız gerekiyor. Bağımsız sol ses güçlenerek-birleşerek-üreterek yola devam etmeli... Başka bir Türkiye mümkün! |
Yorum (
yok
) :: Yorum yaz! :: Bağlantı
|
28/8/2007
-
"HEDEF 24'TEN VURULMUŞTUR!"

Bu yıl 5.'si düzenlenen Karşı Festival BarışaRock'ın en önemli vurgularından birisi, heniz dumanı üstünde, geçen ay sona ermiş milletvekilleri seçimlerinde yakalanan coşku ve yükselen sol ivme idi. İstanbul 1. Bölge'de Ufuk Uras'ın, 2. Bölge'de ise Baskın Oran'ın kampanyalarının mimarı olduğu bu sol yükseliş festival boyunca sahneye gelen bir çok konuşmacının ifade ettiği bir şeydi. Artık meclis'te sosyalist, gerçek solcu milletvekilleri vardı ve bu gelecek güzel günlerin, eşitlikten, paylaşımdan ve adaletten yana günlerin yakın olduğunun muştusu olarak dillendiriliyordu.
Biraraya geleceğiz, çoğalacağız ve başka bir dünya mümkün'ün bir filizini de Türkiye'den yeşerteceğiz umuduydu yüreklerdeki. İşte bu atmosferi paylaşıyordu BarışaRock. 25 Ağustos cumartesi günü saat 17 civarlarında Ufuk Uras'ın başını çektiği Barışapedalcılar Sarıyer Mehmet Akif Ersoy Parkı'nda Baskın Oran ve gönüllüleri ile buluştuğunda festival biraz daha festival oldu; atılan sloganlar, çalan düdükler, alkışlar... Baskın olsun sesimiz, meclise ufuk geldi!
Alanda toplanmış binlerce kişilik topluluğun önüne ilk olarak Kadife Çekiç sahnesinde çıktı Ufuk Uras ve Baskın Oran, kenetlenmiş ellerle. İlk konuşmayı yapan Baskın Hoca, her ne kadar birimiz seçilmiş, birimiz seçilememiş de olsak, seçim kampanyalarında arzulanan etki sağlanmıştır ve hedef değil 12'den 24'ten vurulmuştur diyerek önümüzdeki dönemde bu kampanyaların yarattığı enerjinin çok daha sarsıcı bir şekilde kendini göstereceğini, önümüzün açık olduğunu, ezberleri bozdukça çok daha güzel çalışmalara imza atılabileceğini söyledi.
Mikrofona gelen Ufuk Uras ise, parlementoya sızmamı sağlayan tüm arkadaşlara, sizlere çok teşekkür ediyorum diyerek söze başladı. Naslı ki ABD yönetimine çok uluslu şirketlerin yada silah tüccarlarının danışmanları Tayyip'i kullanın diyor bende sizlere bakın ben meclisteyim ve beni iyi kullanın, her türlü dayanışmaya hazırım diyen Ufuk uras, bazı arkadaşların hala meclisin önünde eylem yapacağız diye kendisini desteğe çağırdığını, onlara niye önünde artık içindeyiz diyerek meclis içinde basın açıklamamızı yapabiliriz diye söylediğini anlattı. Herkesi meclise çorba içmeye çağıran Uras buraları halkın hizmetine açacağız dedi.
Barışapedalcıların İncirlik Üssü'nün bisiklet yolu olan çocuk parkına çevrilmesi, yada ikinci bir BarışaRock alanı halina getirilmesi çağrısının ardından konvoy halinde BarışaRock'un ikinci sahnesi olan Mavi Duman sahnesine doğru sloganlarla yola çıkıldı. Burada her iki kampanya gönüllülerinin yeni slogan denemeleri olduğu göze çarptı: Ezberler Baskınla bozulacak, Yeni sol Ufukla yükselecek!
Mavi Duman sahnesine ulaşıldığında önce Kürsel BAK Forumu ve Irkçılığa DurDe Kampanyası Forumu'nun duyuruları yapıldı ve Ufuk Uras ve Baskın Oran'ın da konuşmacı olarak yeraldığı forumlara katılma çağrısı yapıldı. Ardından kol kola kenetlenmiş Baskın Oran ve Ufuk Uras alkışlar ve sloganlar arasında konuşmalarını yaptılar. Baskın Oran buradaki konuşmasında seçim sonrası çalışmalarının devam ettiğini, Ufuk Uras kampanyası ile koordineli olarak daha da etraflı, bir gölge parlemento olarak muhalefet yürüteceklerini, bölgelerde toplantıların yapıldığını, www.baskınoran.net'den iletişimin sürdüğünü ve önümüzdeki süreçte başta yeni anayasa çalışmalarına soldan katkı çabası olmak üzere yapacak çok şey olduğunu, bunun için birlikteliğimizi kuvvetlendirmemiz gerektiği çağrısında bulundu. Ardından mikrofonu alan Ufuk uras ise kendisinin mecliste bir tür kolaylaştırıcı ve birleştirici rol oynayacağını, sokaktaki muhalefeti parlementoya taşımanın bir basamağı olacağını vurgulayarak bizi izlemeye devam edin demiyorum, çünkü çalışmaları beraber yapacağız diyerek konuşmasını tamamladı. Konuşmalar boyunca Hepimiz Hrantız, hepimiz Ermeniyiz, Yaşasın Halkların Kardeşliği, Başka Bir Dünya Mümkün sloganları da sık sık atıldı.
Saat 18'i geçerken Küresel Bak'ın forumu başladı. Başta Baskın Oran ve Ufuk Uras olmak üzere aralarında Zeynep Tanbay, Mete Çubukçu, Kerem Kabadayı'nın ve bir çok konuşmacının olduğu foruma ilgi büyüktü. Küresel BAK'ın gelişimini ve işgale, savaşlara karşı mücadelesinin konu edildiği forum hemen sonrasında Irkçılığa DuDe Kampanyasının forumuna taştı.
Gözün gözü zor seçebildiği bir ortamda süren forum Baskın hoca'nın ırkçılığın ve milliyetçiliğin kökenlerine, çıkış noktalarına dair açılımlarıyla başladı, Roni Margulies'in değerlendirmeleriyle sürdü. Forum, soruların cevaplandığı bir bölümle saatler dokuz buçuğa yaklaşırken ancak tamamlanabildi. Forumun bitmesine rağmen Baskın Oran'ın etrafına toplanmış katılımcıların fikir alışverişi konusundaki açlığı görülmeye değerdi.
BarışaRock böyle bir evsahipliği yaparak, önümüzdeki yıllarda sol muhalefete önemli bir zemin olduğunu, olacağını bir kez daha gösterdi... Forumlardan çıkanlar az sonra Moğollar ve Bulutsuzluk Özlemi'nin şarkılarıyla omuz omuza olmanın keyif ve coşkusunu gecenin geç saatlerine kadar devam ettireceklerdi... |
Yorum (
yok
) :: Yorum yaz! :: Bağlantı
|
24/8/2007
-
Baskın Oran, BarışaROCK'da

BarışaRock ilk olarak Coca Cola'nın sporsonsurluğunda düzenlenen Rock'n Coke'a tepki ve alternatif olma duygusuyla düzenlenmişti. İlk düzenlendiği yıl gitmeyi istemiş fakat ancak bir yıl sonraki 2. yıl festivaline gidebilmiştim. Sonraki yıllarda BarışaRock, Rock'n Coke'a alternetif olmanın ötesinde çok daha geniş bir anlam kazanarak yola devam etti, ediyor. Her yıl gittiğimiz bu etkinlik başlı başına bir tavır alışın, bir duruşun simge etkinliklerinden biri haline geldi. Geçen yıl işten atılmalara karşı direnişte olan Coca Cola işçilerinin katıldığı festivaldeki coşku görmeye değerdi...
Alternatif Rock Festivali Barışarock’ın beşincisi bugün yani 24 Ağustos’ta İstanbul’da başlıyor. Festivale 62 grup ve 45 sivil toplum örgütü katılıyor. Sarıyer Mehmet Akif Ersoy Parkı'nda düzenlenen festival yarın başlayacak konserlerle hız kazanacak, pazar akşamı sona erecek. Festivale, Baskın Oran ve Ufuk Uras da cumartesi günü düzenlenecek söyleşilere katılarak destek verecek. Irkçılığa, milliyetçiliğe, savaşa, militarizme, homofobiye, nükleere karşı festival olarak 5. yaşına basan BarışaRock'a giriş ücretsiz. Sinema gösterimlerinin, tiyatro oyunlarının, söyleşilerin düzenleneceği etkinliğe bu sene yüz bin kişilik katılım bekleniyor...
Programla ilgili ayrıntıları http://www.barisarock.org dan edinebilirsiniz... |
Yorum (
yok
) :: Yorum yaz! :: Bağlantı
|
17/8/2007
-
BAĞIMSIZLARIN ÖRGÜTÜNÜ YARATMAK YADA YENİ BİR SOL

Serdar KORDU
Baskın Oran seçim kampanyasının ardından bölgeler irili ufaklı toplantılarını yapmaya başladılar. Toplantılar öncesi, kampanya değerlendirmesi ve koordinasyon dışında neleri irdeleyebiliriz diye düşünürken, kampanya boyunca bağımsız bir şekilde çalışmalara katılan ve faaliyetin gövdesini oluşturan insanların nasıl birarada tutulabileceğini ve yeni katılımlarla bu çabanın nasıl geliştirilebileceği üzerinde yoğunlaşırken buldum kendimi.
Gerek Beyoğlu gurubunun toplantısında gerekse Şişli gurubunun toplantısında bu arayışımı ifade ettim ve insanların nasıl bir bakış açısı içinde olduklarını anlamaya çalıştım. Giderek kafamda bir BAĞIMSIZ BAĞLANTISIZLAR KOORDİNASYONU oluşturabilmenin tasarıları canlandı. Mevcut olan guruplara dahil olmak istemeyen, bu guruplarla ezber bozmanın mümkünlüğüne şüpheci bakan, aynı zamanda hiyerarşik çalışma alışkanlıklarına bir tedbir mekanizması olarak da işlevlendirebileceğimiz böylesi bir oluşum bana makul gözüktü. Bu kampanyada yakaladığımız çok renkliliği sürdürebilecek böylesi bir mekanizma düzenli toplantılar yapan, ortak projeler geliştirmeye kafa yoran ve yerellerde biraraya gelinebilecek mekanlar üretme perspektifiyle birlikteliğini koruyabilir, yeni çalışmaları yükseltecek işlevli bir zemin olabilir. Katılımcılığı, yaygınlaşabilmeyi sağlamada bu tür birlikteliklerin çok faydalı olacağına inanıyorum.
Yani bağımsız bağlantısızların guruplara dahil olup eridiği bir tarz yerine dilerlerse guruplardan bireylerin de yer alabildiği bir bağımsız platform. Böylesi bir oluşum, Baskın Oran kampanyasında yakalanan yeni dil, yeni tarz ve birleştirici uslubu sürdürmede, güçlendirmede oldukça etkili olacaktır.
Bir ihtiyacın ürünü olarak insanları biraraya getiren bu sürecin gereklerini iyi okuyabilmek ve ona uygun araçlar üretebilmek önümüzdeki en hassas konu. Kolaycılığa kaçmadan, aceleci olmadan, bağlarımızı sürdürmeye özen göstererek, küçük hesaplara saplanıp kalmamaya azami dikkat ederek, kişisel-egosal duruşları hızlıca terketmeyi başararak yürümek gerekiyor.
Üstelik artık bu olduğumuz yeri de aşmak durumundayız. Aşabildikçe yeni bir dinamizm ve zor olan şeylerin rahatlıkla başarılabilir olduğunu göreceğiz. Seçimlerden önce İstanbul'da üç bölgede birer milletvekilinin rahat seçilebileceği ifade edildiğinde birçoğumuz buna imkansız gözüyle bakıyordu. Bugün bunun çok açık bir veri olduğu ortadadır. Hatta, şimdi biraz daha derinlikli bir çabayla bu bölgelerden ikişer milletvekili çıkarmanın dahi mümkün olabileceği kestirilebiliyor. Tek başına bu değişim bile gelecek dönemde yaşayacağımız değişimi anlamak için yeterlidir.
Tüm bağımsız bağlantısızların durup beklemek, birilerine tabi olmak yerine bu kampanyada yarattığımız tüm araçları ve örgütlülükleri koruyarak, kendi aralarındaki koordinasyonu güçlendirme konusunda çalışkan davranarak, bu yükselen yeni sol dönemin beşiği olma potansiyellerinin bilincinde olarak hareket etmesi gerekiyor. Başka bir sol mümkün! |
Yorum (
yok
) :: Yorum yaz! :: Bağlantı
|
14/8/2007
-
ACELE ETMEDEN:YENİ BİR SOL PLATFORM GEREK
BAĞIMSIZ SOL ADAY KAMPANYALARI ÖZELLİKLE BATI KESİMLERİNDE EN GENİŞ MUHALEFET GÜÇLERİYLE BİRLEŞME İMKANI YARATARAK SOLDA ÖZLENEN ÇIKIŞI YARATMANIN ÖNEMLİ BİR KÖŞE TAŞINI OLUŞTURMUŞTUR.
BU ÇALIŞMALARIN MUHTEVASINA UYGUN RENKLİLİK VE ÇEŞİTLİLİĞİ ÖZÜMSEMİŞ, DEMOKRATİKLİK VE KATILIMCILIK KONUSUNDA KENDİNİ DURMADAN AŞMA ÖNGÖRÜSÜNE SAHİP SOL BİR PLATFORM YARATMA PERSPEKTİFİYLE ÖRGÜTLENMEYE! |
Yorum (
yok
) :: Yorum yaz! :: Bağlantı
|
2/8/2007
-
SESİMİZ BASKIN OLSUN!

Seçim bitti ama heyecan devam ediyor. Baskın Oran seçim kampanyasının etkilediği kesimin alınan oyun çok çok üstünde olduğu gerçeği yeni bir yol açıyor kendine. Karşılaştığım herkeste BarışaRock, önümüzdeki yerel seçimler, Ufuk Uras hareketiyle koordinasyon oluşturabilme, yeni bir sol hareketin gerekliliği vurgusu var...
Bu karmaşık ve ağır yükü taşıyabilecek, süreçten alnının akıyla çıkıp muhalefeti birleştirecek bir özneler platformu kurulabilecek mi, mevcut heyecan ve enerji yenilikçi ve ezber bozan bir sol çıkışı toparlayacak olgunluğa oturtulabilecek mi? Hem kendimizle hem karşımızdakiyle mücadeleyi aynı anda yürütebilecek yeteneği gösterebilecek miyiz?
Kuyumcu titizliğinde bir demokratlık, konumundan, avantajından feragat edebilme kültürüyle katılımcılık, fikre ve emeğe saygı temelinde kaynaşma. acele etmeden, sindirerek, en geniş kesimlerle birleşerek, hantallığa düşmeden ama koşturma içinde kaybolmadan çalışabilmek. Temsiliyeti en aza indiren, herkesin doğrudan katılabildiği araçlar üzerinden yürüyen örgütlenme. Sosyal hayatı değiştirebilecek, dayanışma gereksinimine karşılık olacak projelerle topluma nufuz etme arzusundaki bir sol çaba.
Sesimizin baskın olmasına duyulan ihtiyaç iki katına çıkarak devam ediyor... |
Yorum (
yok
) :: Yorum yaz! :: Bağlantı
|
1/8/2007
-
ERMENİ; BAĞIMSIZ VE GÖNÜLLÜ

Serdar KORDU
Bana göre, Baskın Oran seçim kampanyasının sağladığı en güzel şey benzer arayışları olan insanları buluşturmasıdır. Kafalarında bir çok soru olan, yaşadıkları tecrübelerden dersler çıkarma çabasındaki bu insanlar kampanya boyunca sıcak ilişkiler geliştirdiler. Kampanya ciddi bir kaynaşma vesilesi oldu. Değişik kesimlerden biraraya gelen insanlar aslında küçümsenmeyecek bir güce sahip olunduğunu orta çıkardı. İstanbul 2. Bölge'de Baskın Oran'a ciddi bir destek ermeni seçmenden geldi. Ermeni seçmeni harekete geçiren ve onları oy vermeye seferber eden renkli simalardan biri olan Garabet arkadaşımızın dugu ve düşüncelerini anlatan kısa bir yazısını ve üstte kendisine hazırlanan seçim afişini sizlerle paylaşmayı büyük bir keyif bilirim. Mümkün oldukça kampanyamızdan tanıştığımız bu renkli dayanışmacı aktivistleri buradan aksettirmeye çaba sarfedeceğim....
"Arkadaşlar, bugüne kadar ki tüm faaliyetlerde gönüllü bir Ermeni olarak bulundum. Her tür desteğimize rağmen toplayabildiğimiz oylar yeterli olamadı. Ama bu demek değil ki, bitti tamam bu iş buraya kadar, hayır tam tersine daha bir umutlanarak, 40 günde 40.000 oy toplamayı başarabildiysek önümüzde normal zaman olarak 365X5=gün gibi bir zamanımız var. Ben şahsım adına! kendi kendime vermiş olduğum bir söz ile, 2. bölgede yaşayan son Ermeniye kadar ulaşıp, Onu BASKIN ORAN lehine OY vermeye ikna edinceye kadar çalışacağım. Eğer aydınım diyenler, demokratım diyenler, birlikte yaşamayı savunanlar, bu ülkenin mozaiklerinden hoşlananlar, öteki, beriki ayırımı yapmayanlar, dinsel, cinsel, etnik, milliyet, zilliyet ve daha ne kadar ayrımcılık yapmaya yarayan kelime varsa, her bölümden biraz gönüllüyle, bir dahaki seçime kadar her seçmene ulaşılırsa, sanıyorum Hocamızı meclis kürsüsüne çıkarmak zor olmayacak.
Bir Ermeni olarak, hiçbir ayrımcılığa maruz kalmadan, acısı ve tatlısıyla, hüznü ve neşesiyle, eğrisi ve doğrusuyla aynı gökkubbe altında YA SEV!.. YA TERK ET!..gibi kulak tırmalayan cümleleri hak etmediğimiz halde duyup katlanmak zorunda kalmadan, bizim bu ülkeye olan sevgimizden, şüphesi olanlara!!! NE ANLIMIZDA BiR AYIP, NE KOLTUK ALTINDA SAKLI HAÇIMIZ, BİZ BU ÜLKEYİ VE BU iNSANLARI SEVDiK... İŞTE BAĞIŞLANMAZ KORKUNÇ SUÇUMUZ.
Üstteki karikatürü KarGaCa ekibi yapmış onlara çok teşekkür etmem gerektiğini biliyorum ama bağışlasınlar beni teknoloji özürlüyüm, bu namussuz aletin iviğini civiğini kurcalamayı beceremiyorum, o nedenle onlara nasıl ulaşabilirim bilemedim. Her kim çizdiyse eline sağlık. Ben buradan tekrar tekrar, teşekkür etmek isterim. Biz Ermeni cemaati olarak da kendi aramızda BASKIN ORAN Gönüllüleri oluşturmak niyetindeyiz. Sanırım Ağustos sonuna kalmadan bir toplantı yaparız. Sizlerden ve diğer ilçelerden oluşacak gönüllüler ordusunun fikirleri mutlaka ki bizleri de yönlendirmede faydalı olacaktır. Bu sebeptendir ki, gelmek sizlerle birebir omuz omuza temas etmek en büyük arzumdur. Sizlerin oluşturacağı alt yapının mutlaka bizlere ön bilgide faydalı olacağı kanaatindeyim. Özgürlüklerin en sonsuzunda hep birlikte yaşamak dileğiyle kalın sağlıcakla. Her zaman yanımızda hissettiğimiz dostlarımızın, herzaman yanlarında olmaktan duyacağımız heyecanla çalışmalarınızda başarılar dilerim. saygılarımla! Bağımsız Garabet" |
Yorum (
yok
) :: Yorum yaz! :: Bağlantı
|
|
|
|
Hakkımda
Nasıl ki Hrant'ın cenazesi Baskın Oran kampanyasının ana çıkış noktası oldu ise, bu kampanyanın sonucunda oluşturulan Bağımsız Sol Ses birlikteliği de bundan sonraki demokratik çalışmaların bir adım daha yükseltilmesine basamak olacak... En geniş sol kesimleri bünyesinde toplayabilme derinliğini sağlayabilecek, ezber bozma perspektifli yeni hamlelerde buluşmak için...
|
|